kinali kar

gördüğüm en berbat köyün delisi karakteri bu dizide canlandırıldı diye feveran ettirebilen bir dizi. öyle ki mişel fuko izlediyse rezil olduk aleme. izlemediyse sorun yok.

orhan pamuk turkiye nin dostoyevski sidir

dostoyevski dediğin adam romanın messi'sidir.yani şööle bi roman transfer piyasası olsa yanına yaklaşamazsın. o derece. neden? önce bu adam feleğin çemberinden geçmiş. yazdıkları tecrübenin ürünü. mesela klasik suç ve ceza romanında anlattıklarına baksak bir de yaşadığı semti görsek deriz ki ulan eleman kendi sokağını tasvir etmiş. kumarbaza baksak tastamam dostoyevski. adam hayatın içinde , ezilmiş, vurmuş , yemiş , düşmüş , kalkmış , düşürmüş vesaire. sonra mantığı kuvvetli , romanda bir olay örgüsü kurar ki '' en sonunda bööle olacağı belliydi beaaa '' deriz. bir de şu var elemanın bütün kahramanları kanlı canlı sokakta, çarşıda pazarda. hepsi yaşıyor. orhan pamuk hayatın dışında. kurgu zayıf , kahramanlar silik roman transfer piyasasına dönersek, orhan abiyi gören '' elemanda iş var ama bööle futbolcu çok hacı '' gibi bir yorum yapar olsa olsa.

nazim hikmet ran

yatardı bursa kalesinde. bu yatış hikmet abiyi (kıvılcımlı) fevkalade germiş. anadolu'nun en berbat hapishanalerinde ömür çürüten hikmet abi nazım'ın dayısı (ali fuat paşa boru değil) sayesinde bursa gibi nispeten nezih bir hapishanede yatmasına içerler. oldukça gariptir elbet. bugün olsa nazım dayısına rağmen hapiste yatmasına içerlerdi tabi içeri atabilirlerse. nerden nereye.

futbolcu transferinde alternatif pazarlar

türk futbolu açısından bulunması mutlaka zorunlu olan pazarlardır. özellikle brezilya ve arjantin kökenli futbolculara yönelen ilgi daha önceleri eski yugoslavya vatandaşı futbolculara yönelmişti. hepsinin ortak sonucu abuk sabuk pek çok futbolcunun gelip top oynaması olmuş paralar boşa gitmişti. bu bakımdan son dönemde alternatif pazarlar bulunarak kaliteli futbolcular ortaya çıkarılabilir ve bunun için en iyi alternatifler - bir yoruma göre - kuzey avrupa pazarı , doğu avrupa pazarı ve okyanusya olabilirmiş.

orumcek beyinli

nietzsche’ye göre her birey tarihsel ve toplumsal yeri ile oluşan perspektifle sınırlıdır. işte örümcek beyinlinin sorunu böyle bir perspektifinin bile olmamasıdır.

tabu

tabu yasaklarının gerekçeleri yoktur ve bilinmeyen bir kaynaktan gelir. bir dış ceza tehdidine gerek yoktur çünkü herhangi bir ihlalin dayanılmaz bir felakete yol açacağına dair bir içsel kesinlik , ahlaki bir inanç vardır.tabu olgusunda ana yasak nevrozun çekirdeğindeki dokunmaya karşıdır. der freud abimiz.

yaran bkzlar

#1445791

seytan taslamak

hac ibadeti dediğimiz şey efenim tastamam semboliktir. bu ifade yazının devamını okumak için akılda tutulmak zorundadır. bak bir daha ; sembolik. şimdi bu hac nerden çıkıyor hacı ? kısmına gelirsek. tarihsel bir karmadır bu. ibrahim peygamber karısı hacer'i oğlu ismail ile birlikte iki dağ arasında çorak bir vadiye bırakır. bildiniz. evet bugünkü mekke. o zaman kimseler yok. tehlikeli yer hacı. insan yok vahşi hayvanlar , bir bebek ve etiyopyalı bir köle kadın. durum nerden baksan sakat. bebek ağlıyor hacı. su lazım. hacer -yanlız ,köle kadın- ne yapıyor ? safa ile merve arasında su arıyor. başka ne yapacak ? konu yaşam mücadelesi. konu kendisi değil bebeği. her insan her kadın bunu yapar. safa ile merve arasında kurak çorak bir arazide bir çölde su arıyor. mantıklı mı ? farketmez. ne pahasına olursa olsun bulmalı suyu. işte bu noktada şimdi senin benim aklıma düşen şüphe onun da aklına düşüyor hacı. ne suyu ya ? ne suyu ...ıssız arazinin ortasında su nerde kardeşim ? işte hacerin şeytanı bu . iradeyi kıran , iç disiplini bozan öldürücü yıkıcı şüphe. hacer bir taş atıyor ona. yolundan döndüremez onu bu kıl tüy şüpheler. sembolik bunlar dedim ya hacı. şimdi mesaj şu oldu. inandığının gibi yaşa ve yılma , yıkılma allah yardım edecek sana. ama önce bir taş atmalısın sembolik düşmanına sembolik bir taş. budur olay. gerisi hikaye.

deutschland uber alles

özellikle naziler tarafından tam bir samimiyetle söylenmiş olması muhtemel söz. (himmler'i ayrı tutarım.) ancak hitler denen elamanın bunu inanarak söylediğine şüphe ile yaklaşmak gerekir. hitler abimiz bilsek de bilmesek de bir nekrofildir. bir ölümü sevici. o bakımdan almanya ile falan işi olmaz. onu ilgilendiren tek konu mümkün mertebe çok insanın ölmesidir. zafer falan hikayedir. ne zafer kazanacağını düşünmüş ne de buna inanmıştır. rusya'ya da bu sebepten saldırmış olması muhtemeldir. maksat çok insan ölsün.

en yaratici kemalist kufurleri

ideoloji bizi koşullu düşündürür. marx dedi bunu vakti zamanında. önce ötekini tanımlar sonra bu tanımdan hareketle tespit eder. önce birine kemalist der sonra küfür etti der. o zaman ideolojinin denklemi kemalistler küfürbazdır olur. ya da şu müslümandır der . sonra müslüman şunu yaptı der. denklemi kurar müslümanlar şööle yapıyor. uzar gider bu. anlaşılır olsun diye verilen iki marjinal örnekle sınırlı kalmayacak kadar yaygındır. ideolojinin en sakat tarafı gördüğümüz dünyayı bize onaylatmasıdır. kolayca tüme vardırır seni ruhun duymaz. ne yapmak lazım ? yeniden bakmak lazım. denklem doğru mu acaba diye.

besiktasli durusu fenerli vurusu

buna ilham veren afiş tek kelime ile iğrenç. bu tür temalara yer verenlerin toplumda sözünü dinleyenlere insanlık , ahlak, vs. konularda ne gibi öğütler verebildiği de ayrı bir tartışma konusu. bu arada bunun ne taraftarlıkla ne de antipati ile ilgili olmadığını söylemeye de hacet yok. bir rekabetin cinsellik ve cinsel saldırganlık temaları ile işlenmesi kadar bunun yaratıcı (!) olduğunu iddia edebilmek de garip. ( bu arada sözde yaratıcılığını cinsel temalarla gösteren adamın ruh sağlığından endişelenmek gerekir.) ancak bu memlekette ne herhangi bir taraftar grubuna has ne de münferid. ama gene de sıradan ve iğrenç . rekabetten ve seyir zevkinden öteye taşınmış, sosyal rol , kimlik , güç arayışına alet edilmiş futbol, eski zamanın gladyatör dövüşlerine rahmet okutuyor. en matrak tarafı gladyatörlerin şiddetini ve acımasızlığını okuyup ay ne vahşi diyen sazanların aynı saldırgan ve vahşi tutumu şimdi sergilemeleri. vakti zamanında roma'nın ünlü gladyatörleri için birbiri ile kavga eden salak seyircileri bazen diğerini sırf bu fanatizm yüzünden öldürürmüş. 21.yy dan bakınca ne kadar saçma ne kadar vahşi demek ne kadar komik.

eccalimre

yazıları yer yer çok komik lan gibi bir his uyandırıyor. yatmadan önce okunabilir, sabah aç karnına okunabilir. hem yazan hem güldüren bi şey bakıyorum diyenler okuyabilir.

omer ongut

şöyle fikirleri (!) vardır. tadımlık '' allah-u teâlâ’nın sevdiği ve seçtiği veli kullarından vazifeli olanlar muayyen (belirli) zamanda toplantılar yaparlar. bu toplantıların ekserisi (çoğunluğu) mekke-i mükerreme’de ve ravza-i mutahhara’da olduğu gibi; emr olunduğu çeşitli yerlerde, hatta hiç akla gelmeyecek yerlerde de yapılır. onlar bu toplantılara emirle iştirak ederler ve çıkacak hükmü, verilecek emri beklerler. o hüküm allah-u teâlâ’dan habibine, habib-i ekremden de zamanın kutbuna, nâibine gelir. bu toplantılara resulullah efendimiz iştirak ettiği zaman kutbun hükmü yoktur, orada resulullah aleyhisselâm’ın hükmü vardır, o emir verir. daha sonra naibe tebligatı * yapar ve emrin icrasına geçilir. hükme göre hareket ederler, hiç kimse emirsiz kendi başına hareket edemez. onlar hizmetçidir.'' (kaynak * : tasavvuf'un aslı hakikat ve marifethullah incileri s.119 vd.) bu itibarla fazlaca bir yoruma hacet yoktur. bu yorum ayrıca şunu da gösterir. bu memleket alabildiğine özgür azizim.

jack lemmon

ismini duyduğunda insan evladının beyninde üzerine celalettin cerrah bıyığı yapıştırılmış sapsarı sevimli bir limon görüntüsü oluşturabilen kişi. *

turkiye de musluman olmak

maalesef hiç bir önemi ve ağırlığı yok. tek tek sorsak herkes elhamdülilah müslümanım diyecek. halkın %99 unun müslüman olduğu zaten resmi söylem. ama sorun şu halkının % 99 u sosyolojik olarak müslüman teolojik olarak değil. neden ? deprem oluyor adam takdiri ilahi diyebiliyor. inandığı tanrıyı tanımayan bir mümin. en anlaşılmaz tarafı bu. müslüman olup islamiyet konusunda bu kadar cahil kalabilmek takdire şayan. bir afrika kabilesinin içine düşsek, bunların bir totemi, bir rahibi olsa ilaç için sorarız hocam nedir sizin bu totem diye. rahip dese ki bir de kutsal yazılar var. merak ederiz birader ne diyor bu yazılar diye. insanız ya herşeyden önce. *

jean paul sartre

yazarın bağımsız olması gerektiğine yürekten inanmış ve uygulamış eleman. o zamanlar havanda su dövdüğünü düşünenler olabilir. nobel ödülünü veriyorlar sen almıyorsun. sebep ? yazarın bağımsızlığına engel olması. çoğu insana belki de saçma gelmiştir. mesele sadece ödül de değil. 1 milyon dolara da ben almiim diyorsun. zor iş. ama düşününce hele bu zamanda düşününce eleman haklı. ha tatlı su solcusu diyenler olabilir. ama yazarın bağımsızlığı açısından bakınca insan yaşadığı hayata saygı duyuyor.

turkiye

artık kendisi hakkındaki yegane hayal, karşıt fikirlere saygı göstermeyi bilen bireylerini, demokratik ve sosyal hukuk normları altında yaşayatabilecek bir devleti kurgulayacabilecek zihni aydınlanmaya erişebilmesidir.*

idris kucukomer

iktisatçı , düşünür. türkiye'de tanınmaz. bir nevi tarık buğra bir nevi hikmet kıvılcımlı. meraklısı vikiye saldırsın. ama burası için şu yazılmalı. kim sağ kim sol bir de ondan okunmalıdır. bilhassa chp ve sivil toplum hakkındaki fikirleri mühim.

iran 2009 secim sonuclari

ortalığı karıştırdı. seçime hile karıştığı iddiası yabancı gözlemci yasağı ile birlikte değerlendirilince durum sakat hacı. iran kendine has demokratik süreci kendine has olmayan bir yöntemle tıkadı. demokrasi cini lambadan bir kere çıktı diyen gazete haklı. cini lambaya ne pahasına olursa olsun soksan bir dert sokmasan bir dert. iki ihtimal mevcut ya demir yumruk sertleşecek ya da rejim ağır bir demokrasi tehdidi ile can çekişecek.

mehmet topuz

kendisi iyi bir futbolcudur. 7,5 milyon euro etmeyebilir.(esasen türkiye'de 7,5 milyon euro edecek bir futbolcu da yoktur.arda hariç) profesyonel futbolcudur prensip olarak takım tutamaz. bu da kabul. ama mehmet topuz bir gerçeği ortaya koydu. futbol dünyasının az gelişmiş ülkelerinde futbolcunun hiç bir kıymeti harbiyesi yoktur. mal gibi satlabilir.bunda mehmet'in bir suçu yok. bu genel bir sosyal aksaklığın özel bir görünümüdür. emeğini ortaya koyanın erk karşısında hiç bir önemi yoktur. kadının koca karşısında işçinin patorn karşısında , bireyin devlet karşısında hiç bir önemi ve ciddiyeti yoktur. money talks deyince kızıyoruz. ama para konuşur, güç konuşur. mehmet paşalar gibi fener formasını giyer. mehmet'ten bir devrim yapmasını, aykırı söz etmesini veya isyan bayrağı açmasını bekleyen benim gibi beşiktaşlılar size ve kendime söylüyorum. mehmet'ten o çıkmaz. çıkamaz. anadolu'nun görece kabiliyetli temiz çocuğu mehmet topunu oynasın. içinde bulunduğu o durum itibari ile bedava deseler fenerbahçe'de bedava oynardı. mehmet'e isyan etmediği ,bayrak açmadığı için kızan topluluk hayatı boyunca acaba herhangi bir şeye isyan etti mi? tepki gösterdi mi ? iskender diyordu ki yapamayacağım hiç bir şeyi askerlerimden istemedim. benim sırrım budur. iskender'i dinlemek lazım biraz.